Deadpool

Özenilerek yaratılmış bir insan bu Deadpool. Beyni ve ciğerleri olmadan da yaşayabileceğini iddia eden bir anti kahraman. 25 yıl önce yaşamımıza girdiğinde bu denli sevileceğini kimse bilmiyordu; zaten anti kahraman olduğu için kimse çok da umursamadı… Zaman içerisinde güçlendi, hayatın her anında, her alanında karşımıza çıkınca sinemaya bile atladı.

1991 yılında çizgi kahraman olarak Marvel’in ürettiği Deadpool, çok konuşması, argo cümleleri, hareketliliği, hemen bütün üstün kahramanların özelliklerini bünyesinde topladığı için Hollywood tarafından beyazperdeye uyarlandı.

Kafanı dışarıda bırak!

Bugünlerde savaş olasılığından söz ediliyor. Pahalılık ise almış başını gitmiş. İnsanlar öldürülüyor, bombalar patlıyor, kahveler taranıyor. Spor bile o eski birleştirici gücünden uzak. Kafanızda kırk tilki dolaşıyor, hem de kırkının kuyruğu birbirine kördüğümle bağlı. Üstesinden gelemeyeceğiniz durumlar söz konusu. Daha kişisel sorunlarınızı saymadım bile… Dersler var, ödevler sizi bekliyor… Sevgilinizden ayrılmamışsanız da görüşemiyor olmanın haklı sıkıntısını yaşıyorsunuz. ‘Peder bey’ harçlığı kesmiş, kimi nasıl çayevine bile götüreceksiniz… Kırk tilki bile yetmez sahi…

Anti kahraman ve müzikle aksiyon…

Deadpool filmi sizi bunca cevap bulamadığınız soruların arasından en az iki saatliğine çekip çıkaracak. En kötü zamanlarda bile -tam da sizin aklınızdan geçtiği gibi- en doğru şeyi yapabilen, mizahla birlikte argonun yardımını almaktan çekinmeyen Deadpool, sizin cümlelerinizi çalmakta da mahir. Eskiden beri perdedeki kahraman hep bir şeyleri söylemekten çekinir, belki de size bırakır o sözleri… Ama Deadpool, karşısındakinin cümlesinin de arasına girip istediği yorumu elde etmeyi başarabiliyor. Yani sessiz izlenmesi keyif vermeyecektir diğer çizgi kahramanların canlandığı filmler gibi. Bu arada, atlanmaması gereken bir gerçek de Türkçe dublajının çok başarılı olduğu… Belki de ilk kez altyazılı değil, dublajlı film daha bir anlaşılabilir bu türde. Filmin ritmi, müzikleri ve hızı sizi onca sorunun arasından sıyıracak muhakkak. Denemesi bir bilet parası…

Herkesin bakışı kendisine…

Filmin çıkışında Deadpool’un sözlerinin tiyatro göndermeleriyle dolu olduğunu; Amerikan filmi olmasına rağmen Amerikan arabalarının parçalandığını ama Japon arabaların sağlam kaldığını; bunca hareketliliğe rağmen ne ritimde ne de hareket bağlantılarında aksama olmadığını; Deadpool’un yine de iyi niyetli olduğunu, aşkı için hiçbir şeyden hiçbir şekilde taviz vermediğini yakaladığınızı hissedeceksiniz.

Müthiş bir müzik ziyafeti olarak da bakabilirsiniz, alabildiğine hareketli bir aksiyon filmi olarak da… Tabii, isterseniz felsefi çıkarımlarda da bulunabilirsiniz… Seçim ve karar tümüyle sizin. Unutmayın ki bu bir film ve bir filmde her şey yaşanabilir: hayat bile. Ben Deadpool olmak ister miyim, bilemiyorum, ama onu izlemek keyif verdi.

(11 Şubat 2016)

Korkut Akın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir