3. Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali

3. Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali, Yücel Çakmaklı Film Atölyesi ve Anadolu Sinemacılar Derneği tarafından 05 – 08 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Son başvuru tarihi 27 Mart 2015 olarak belirlenen festival kapsamında yapılacak yarışmada Kısa, Belgesel ve Animasyon filmler yarışacak. Festivalin “Sinemanın Çınarları” bölümünde ise Yeşilçam’dan 3 oyuncusuna yaşam boyu onur ödülü verilecek. Uluslararası teması Filistin olarak belirlenen festival boyunca Filistin’den gelecek olan sinema sanatçılarıyla söyleşiler düzenlenecek. Festivalin ulusal gösterim bölümünde ise altı uzun metrajlı film gösterimi yapılacak.

3. Uluslararası Kayseri Altın Çınar Film Festivali yazısına devam et

Sinema Terspektif Dergisi Şubat Ayında da Çok İddialı

Bağımsız Sinema Terspektif Dergisi, Şubat ayını da terspektif açıyla oluşturdu. Düşünce kapılarını aralayan konuklarla sohbet etti ve okuyucuların desteğini aldı. Dergi, detaylı ve ölçülü bakışla Dünya ve Türkiye’de olup bitenleri sinema süzgecinden geçiriyor. Fransa’daki saldırı ve büyüyen İslamofobi tartışması Aptallar Tarafından Sevilmek Zor İş filmi çerçevesinde ele alınırken, son zamanlarda sosyal medyada sıkça konuşulan ‘çocuk yaşta evlendirilenler’in perdeye yansıma süreci Uzun Filmin Kısası’nda yer alıyor. Dergide ayrıca, oyuncu Füsun Demirel ve Kod Adı K.O.Z filminin yönetmeni Celal Çimen ile söyleşi var.

Tokatlılardan Ödül

8. Tokat En’ler Ödül Töreni, Özdilek AVM Piri Reis Salonu’nda gerçekleşti. Tokat ilinin yetiştirdiği politikacı, sporcu, sanatçı ve birçok önemli ismin ödüle layık görüldüğü gecede, sinemanın 100. yılı dolayısıyla başarılı oyuncular onurlandırıldı. Vatan Şaşmaz’ın sunuculuğunu üstlendiği gecede sinemanın 100. yılı için pasta kesildi. Sinemamızdan Yusuf Sezgin, Engin Çağlar, Anta Toros, Devlet Devrim onur ödülüne layık görülürken, yeni dönemin başarılı oyuncusu Esra Sönmezer ise Gelecek Vaad Eden En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. Esra Sönmezer, “Çok çalışıp kendimi geliştiriyorum, 2014 yılını ödülle kapattım, 2015’i ödülle açtım.” dedi.

Tokatlılardan Ödül yazısına devam et

İstanbul Film Festivali’nden Açıklama

İstanbul Film Festivali tarafından 34. İstanbul Film Festivali’nin jüri üyeleriyle ilgili açıklama yapıldı. Açıklama şöyle: “01 Şubat 2015 tarihinde DHA tarafından servis edilen ‘Büyüksaraç, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü Jürisinde’ başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Haberde geçen oyuncu Maral Büyüksaraç’ın 34. İstanbul Film Festivali kapsamında ‘Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’ jürisinde yer aldığı haberi doğru değildir. Söz konusu kişinin İstanbul Kültür Sanat Vakfı veya İstanbul Film Festivali’yle herhangi bir ilişiği …”

Whiplash’den Büyük Gişe Başarısı

En İyi Film dahil olmak üzere 5 dalda Oscar adayı olan Whiplash gösterimdeki 3. hafta sonunda da büyük bir gişe başarısına imza attı. İlk hafta sonunda 10.030 seyirci tarafından izlenen film, 2. hafta sonunda 13.143 kişi tarafından izlenip % 30 oranında bir artışa imza atmıştı. Film 3. hafta sonunda seyirci sayısı açısından bir düşüş yaşamadı ve 13.585 izleyici tarafından izlendi. 27 salonda gösterimi devam eden filmin 17 günde toplam seyirci sayısı 58.811’e ulaşmış oldu.

Tabu Yıkan Yönetmenler, Çekmeceler ile Yine Ezber Bozacak

Herhangi bir kurumsal maddi destek almayarak yapımlarında her zaman bağımsız kalan yönetmenler M. Caner Alper ve Mehmet Binay, ikinci uzun metraj filmleri Çekmeceler’de bir kez daha sinemamızda bugüne kadar denenmemiş ve çok konuşulacak bir konunun örtüsünü kaldırarak yine ezber bozacaklar. Ece Dizdar ve Taner Birsel’in başrolünde oynadığı yeni filmlerinde, evde bile konuşulmayan bir konuya eğilerek, kız çocuk ve genç kadın cinselliğini inceleyen yönetmenler, gerçek karakter ve hikâyelerden esinlendikleri, Deniz’in öyküsünü perdeye yansıtırken, travmalarla dolu bir hayatın çekmecelerinde geziniyor ve “Açmaktan korkma!” diyorlar.

Bütün Mahalleli Duysun, If İstanbul’da

Aralarında Küçük Kıyamet, Uzak İhtimal, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Gişe Memuru ve en son, Antalya’da En İyi Kurgu Ödülü’nü aldığı Mavi Dalga’nın da bulunduğu pek çok önemli filmin kurgucusu olarak tanıdığımız Çiçek Kahraman’ın Bütün Mahalleli Duysun adlı video yerleştirmesi ilk kez If İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde sergilenecek. 60 – 80 yılları arası çekilmiş filmlerden kurgulanmış video, toplumsal normlarımızın değişikliklerini perdeye getiriyor.

Bir Varmış Bir Yokmuş Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı

Başarılı filmlere imza atan yönetmen İlksen Başarır ve Mert Fırat’ın yeni filmleri Bir Varmış Bir Yokmuş’un fragmanı ve vizyon afişi yayınlandı. 06 Mart’ta sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan filmin geçtiğimiz günlerde yayınlanan fragmanı sosyal medyada hemen dikkat çekti. Mert Fırat’ın rock müzisyeni Ozan karakterini, Melisa Sözen’in ise anaokulu öğretmeni Nehir’i canlandırdığı film Bubituzak Grubu’nun yaptığı şarkılarıyla da şimdiden sinemaseverlerin merak konusu olmaya başladı. Grup tarafından film için bestelenen şarkıların hepsini kendisi seslendiren Mert Fırat, Bir Varmış Bir Yokmuş filmine özel profesyonel bir ekiple stüdyoya girip şarkıları okudu.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Çekirdek Aile Panikte

Evlilik sözleşmesi hangi şartlar altında geçerlidir. Çiftlerin karşılıklı taahhütleri nelerdir. Evlilik yemini hangi koşullarda geçerliliğini yitirir. İsveçli yazar yönetmen Ruben Östlund’un geçtiğimiz yıl festivallerde ilgiye karşılanmış son çalışması bu meseleler üzerine kafa yoruyor. Bizde ‘Turist’ adıyla gösterilen filmin meramını ifade eden özgün adı ‘Force Majeure’ uluslararası bir hukuk terimi. Dilimizdeki karşılığıyla ‘mücbir sebep’ bir sözleşmenin iptaline yol açabilecek beklenmedik olayları kapsıyor. Terimin işin içine Tanrı’nın da karıştığı İngilizce versiyonu ‘Act of God’ ‘anlaşmayı yapan tarafların iradesi ve eylemi dışında gerçekleşmiş ve önüne geçilemez bir durumu’ ifade ediyor.

İsveçli çekirdek ailenin Fransa Alplerindeki mutlu mesut kayak tatilinin bir kabusa dönüşmesine işte böylesine beklenmedik bir olay neden oluyor. Manzaralı çatı restorandaki yemek sırasında tehdide dönüşen çığ tehlikesi kontrol altına alınıyor gerçi, ancak kesif kar dumanı konukları dehşete düşürmeye yetiyor. Panik esnasında çocuklarına sımsıkı sarılan anne ortalık yatıştığında aile reisi babanın cep telefonu ve eldivenlerini alarak olay yerinden uzaklaştığını fark ediyor. Bu beklenmedik gelişme kadının erkeğine olan güvenini yok edecek, mutlu aile tablosu çatırdamaya başlayacaktır. Bundan sonrası çığ tehlikesinin darmadağın ettiği aile sözleşmesinin yenilenmesi, yitip giden güven duygusunun onarılması sürecidir. Tüm aile bireyleri endişe içindedir. Küçük erkek çocuk ebeveynlerinin boşanmasından korkar. Hayatta kalma güdüsü ağır basmış adam evrensel erkeklik kodlarıyla, kahramanını yitiren kadın savunmasızlığıyla yüzleşir.

Anlık bir gelişmenin ilişkinin tüm dinamiğini değiştirmesi üzerine gelişen anlatının İsveçli ebeveynleri bizde çok az izlenmiş yakın tarihli Julia Loktev filmi ‘Yalnız Gezegen / The Loneliest Planet’in turist çiftini anımsatıyor. Östlund’un önceki filmlerinden aşina olduğumuz belgeselci üslubu yine ön planda. Çatışmaya incelikli mizahını katmayı ihmal etmeyen sinemacı, ön jenerik çıkarken perdede beliren mutlu aile fotoğraflarından başlayarak mercek altına aldığı çekirdek birimi bir böcekbilimci edasıyla mikroskop altına yatırıyor. Vivaldi Mevsimler’in yaz fırtınasını haberleyen huzursuz ezgileri eşliğinde aile kurumunun altını deşmeye koyuluyor.

Gözlemci kamerası ve etkileyici mizanseniyle nefes nefese izlenen izlenen filminde gerilim yüklü diyaloglarını absürd mizah anlayışıyla yoğuruyor kuzeyli yönetmen. Karakterlerine şefkatle yaklaşıyor, çaresizliklerini anlamaya çalışıyor. Hatta, Antonioni esintili sisli puslu finalinde hemcinsine fazla yüklendiğini düşünerek çatışmanın tarafları arasında denge kurmaya kadar vardırıyor işi. Östlund’un mizahı film ertesinde de sürüyor. Oscar adayları arasına giremediğini öğrendiği New York’taki otel odasında yaşanan çakma öfke krizinin kaydını internette paylaşmaktan kendini alamıyor. İyi yazılmış ustalıkla kotarılmış muzip bir seyirlik ‘Force Majeure’. Bergman ya da Antonioni derinliği beklememek kaydıyla rahatlıkla izlenebilir.

(09 Şubat 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Nihan Boyar Yazıyor: Yalnızlık Döngüsü

Aydın, emekli bir oyuncudur; aktörlüğü bıraktıktan sonra Orta Anadolu’da kendi halinde küçük bir otelde çalışarak günlerini geçirir. Kendisine her anlamda uzak ve soğuk olan genç karısı Nihal ve boşanmış olan kız kardeşi Necla ile yaşamaktadır. Kışın bastırması ve kar yağışının artması bu küçük taşrada en çok Aydın’ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder. Nuri Bilge Ceylan, “Kış Uykusu”nda “emek” … Devamı… »