Ezel Akay ve Arkadaşlarının Filmi 9 Kere Leyla’nın Vizyon Afişi ve Fragmanı Yayınlandı

Haluk Bilginer’in karısından boşanmak için her yolu deneyen Adem’i, Demet Akbağ’ın Adem’in sürprizli karısı Leyla’yı, Elçin Sangu’nun evlilik terapisti Nergis’i, Fırat Tanış’ın kızıl saçlarıyla müzayedeci Mahdum’u ve Alican Yücesoy’un hırslı avukat Haris’i canlandırdığı Ezel Akay’ın yeni filmi 9 Kere Leyla’nın vizyon afişi ve fragmanı yayınlandı. Adem’in karısı Leyla’dan kurtulmak için yaptığı planlar ile Nergis’e olan hayranlığı, onu ve çevresindekileri zor durumda bırakırken Mahdum’la Haris’in hikâyeye dahil olmasıyla işler çığırından çıkıyor. Fragmanı dikkat çeken 9 Kere Leyla erkeklere nazikçe dokunan bir film olarak hafızalara kazınmaya hazırlanıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Tükenmeyen Kahraman Bloodshot

Film çekimi zorlu, meşakkatli ve titizlik isteyen bir uğraştır. Diğer sanat dallarının tersine içinde endüstriyi de barındırır ve doğal olarak tüm sanat dallarının imkânlarından yararlanır. Bunun farkına varan sinemacılar, teknolojinin de yardımıyla olmayacakları bile oldurur. Biz, sinemaya girdiğimizde, senaryo yazımında “gözleri parladı, ışıldadı” yazmayın, çünkü gözler ışıldamaz, parlamaz diye uyarmışlardı hemen baştan. Şimdi, bırakın ışıldamayı, gözlerin içinde dünyalar oluşturuluyor, hayatlar kuruluyor.

Teknolojiden yararlanan sinema…

40-50 yıl öncesinde izlediğim (adını lütfen sormayın, anımsamıyorum), Erman Şener’in (çiçekler çelenk örsün başucunda) üzerinde durduğu bir film vardı. İnsan beyninde oluşan bir hastalığı tedavi etmek amaçlı, doktor ve uzmanlar bir araca bindirilerek küçültülüyor ve damara zerk ediliyor. Sonunda beyne ulaşıp sorunu çözüyorlardı. (Erman Hocam, oradaki kadın oyuncunun sadece ama sadece kadınlığının gişede işe yaraması için bulunduğunu söylemiş/yazmıştı.)

Aradan geçen bunca yılda, teknoloji o kadar gelişmiş ki, doktorları ve/veya uzmanları küçültmeye gerek kalmaksızın yapay böceklerle bu sorun çözüme kavuşturulmuş.

Saldırgan ve sömürgeci Amerika, askerini, kendince düşman gördüğü ülkeye oradaki ayrılıkçı güçleri yok etmek için gönderir. İçlerinde bizim filmimizin başrolündeki Bloodshot da vardır. Ödül olarak bahşedilen tatil sırasında karısı ve kendisi öldürülür… ve film başlar.

Dirilen ölüler…

Ara başlığı görüp korku filmi sanmayın sakın. Bu kez bir teknoloji enstitüsünün geliştirilmiş laboratuvarlarında ölü diriltilir, damarlarına zerk edilen yapay karınca (çalışkanlıklarından dolayı öyle niteledim) sayesinde de ölümsüzlüğe kavuşturulur. Hiçbir şey anımsamaması gereken bu yapay canlı, belleğine yüklenenleri hatırlar sadece. Dolayısıyla da tam bir “kiralık katil” denilebilir.

Ancak bizim kahramanlarımızın ne mermileri biter ne bedenlerine saplanan kurşunlar ölümünü hızlandırır ne de kötülüklere (!!!) boyun eğer. Buna da bağlı olarak Bloodshot, aklını kullanabilen, emirlere körü körüne itaat etmeyen, haksızlıklara başkaldıran bir kahraman olarak filmi sürükler.

Seyirlik film…

Kendisini kullanmaya kalkan, ama yeniden yaşam buldurduğu için de ne derse yapması beklenilen “patron”a tepki gösteren Blootshot, dünyanın en çok satan çizgi romanlarından uyarlanmış. Yeşilçam sinemacılarının “Tesadüfün iğne deliği” diye adlandırdığı olmazlıkları “soğukkanlı geçiş”le hoş görür ya da göz ardı ederseniz, başından sonuna kadar soluk soluğa izlersiniz. Tabii ki, şimdiden gişe garanti edildiği ve devamı söz konusu olabileceği (hâttâ olduğu için) senaryonun ucu açık bırakılmıştır. Öyle ya, bunca şeyi başaran ve ölümsüzlüğü yakalamış biri (eşi öldürüldüğüne ve kendisine yeni bir partner bulduğuna göre) nasıl yaşayacak, nasıl sevişecek hatta çocuk yapacak mıdır?

Bloodshot / Durdurulmaz Güç
Yönetmen David S. F. Wilson
Oyuncular Vin Diesel, Eiza Gonzalez, Sam Heughan…
13 Mart’tan başlayarak gösterimde…

(12 Mart 2020)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Efsane Takım: Bilim Kahramanları

Suat Emuce’nin yönettiği ve Ahmet Tekeş, Aydoğan Temel, Ercan Demirel ile Fatih Özkul’un seslendirdiği animasyon film Efsane Takım: Bilim Kahramanları, önümüzdeki aylarda CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Dukka Medya tarafından vizyona çıkarılıyor.
Doğanın oksijen dengesini tersine çevirerek dünyayı büyük bir tehlikeye sürüklemek isteyen Sutung, örümcek robotlarıyla Beydağları, Kaçkar dağları ve Kaz dağlarındaki ormanlara saldırmaktadır. Sutung’un imha planı hızla ilerlerken bu korkunç haber, Gizli Görevler Merkezi’ne ulaşmıştır. Merkezin yöneticisi Ahmet, tarihimizdeki önemli bilim insanlarından esinlenerek yetiştirilen Efsane Takım’ı görevlendirir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Efsane Takım: Bilim Kahramanları yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Varolmanın Dayanılmaz Hüznü

Eylül ayında If Bağımsız Filmler Festivali’nde izlediğim ve 2019 yılının en iyi filmleri listeme dahil etmiş olduğum ‘Sonsuzluk Üzerine / Om det Oändliga’, sinemalarımızdaki gösterimini sürdürüyor. İsveçli bilge sinemacıyı ‘Yaşayanlar’ üçlemesiyle tanıyor ve seviyoruz. 2000 yılında ‘İkinci Kattan Şarkılar’ ile başlayan macera, Venedik Film Festivali’nde en iyi film seçilen ‘İnsanları Seyreden Güvercin’ ile tamamlanmıştı. İnsanoğlunun … Devamı… »

Omar ve Biz, Mart Ayında Altı Uluslararası Festivale Daha Katılacak

Yönetmenliğini Maryna Er Gorbach ve Mehmet Bahadır Er’in yaptığı Omar ve Biz, güncel hikâyesinde barındırdığı çatışmayı “önyargılar ve iletişimsizlik” üzerine sorduğu evrensel sorular ve politize olmadan sanatsal derinlik ile anlatarak uluslararası sanatseverler tarafından takdir toplamaya devam ediyor. Omar ve Biz, 17 – 18 Mart’ta Bulgaristan’da düzenlenen 24. Sofya Film Festival / Balkan Filmleri Yarışması’nda yönetmenlerin katılım ve söyleşisi ile gösterilecek.

Paris’in Sırrı

Barış Denge’nin yönettiği ve Şafak Sezer, Paris Hilton, Turan Selçuk Yerlikaya ile Burcu Görek’in oynadığı Paris’in Sırrı, önümüzdeki aylarda TME Films dağıtımıyla Post Ofis – CPM Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Erzincanlı Sırrı Derman yıllar önce Sinan Çetin’in bir reklâm filminde oynamıştır. Sırrı, köyde Paris Hilton’la evlenmesinin kaderi olduğuna dair tuhaf tesadüflere rastlar. Sinan Çetin’in asistanı arayıp, yönetmenin Paris’le çekeceği reklâm filminde onu oynatacağını duyunca, Paris’in kaderi olduğuna inanır. Yanına yeğenini de alıp Antalya’da çekimin yapılacağı otelin yolunu tutar. Asistan, ünlü yıldız Sırrı Ferman yerine Sırrı Derman’ı aramıştır.

Ferhan Baran Yazıyor: Festival Hitchcock ile Renkleniyor

Bu yıl 10 – 21 Nisan tarihleri arasında şehrimizi şenlendirecek olan 39. İstanbul Film Festivali, Alfred Hitchcock’u 40. ölüm yıldönümünde özel bir bölümle anıyor. 1980 yılında kaybettiğimiz usta sinemacı, ölümünden dört yıl öncesine kadar aktif olarak sürdürdüğü sinema kariyerinde 50 adet uzun metraj sinema filmine imza atmış. Festivalin özel bölümlerinden ‘Hitchcock Renkli’, yönetmenin 1948 yılında başlayan renkli film serüvenini, 15 adet … Devamı… »

Korkut Akın Yazıyor: Bağlasan da Tutamazsın: Yokuş Aşağı

Bazı filmler vardır (aslında hemen birçok daldaki sanat eseri için söylenebilir), anlatılamaz. Yani, anlatmak için ipucu vermek, bazı noktaları ifşa etmek gerekir, şimdilerde spoiler deniliyor… İki çocuklu bir aile, belli ki yokuş aşağı giden birlikteliklerini kurtarmak için Alplere kar tatiline gitmişler… Öykü bu… Şimdi içini doldurmak gerekir… Gelin bu öyküyü günümüz Türkiye’si olarak ele alın. Hiç farkı yok. Belki korona virüs salgını olarak da … Devamı… »