Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

Cinemascope Dergisi Ocak Sayısı Çıktı

Aylık sinema dergisi Cinemascope’un Ocak sayısı çıktı. Yılların deneyimli kalemi Agâh Özgüç, bu aydan itibaren yazılarıyla Cinemascope’da. Meslek Olarak Sinema bölümünün bu ayki konusu Yönetmenlik. Türk Sinemasını Belgeleyenler köşesi bu ay Yeşilçam’ın en iyi set fotoğrafçılarından Güngör Özsoy’u konuk ediyor. Son zamanların yıldızı yeniden parlayan oyuncusu Peker Açıkalın’la yapılmış samimi bir röportaj da Cinemascope sayfaları arasında. Sinepolitik köşesinde Costa Gavras’ın Z filmi, Uzakdoğu – Yakın Plân bölümünde Yasujiro Ozu, Yükselen Değerler’de Alexandre Aja inceleniyor.

  • Basın Bülteni
  • Cinemascope Dergisi Ocak Sayısı Çıktı yazısına devam et

    Minik Örümcek Şarlot

    Gary Winick’in yönettiği ve Dakota Fanning, Julia Roberts, Steve Buscemi ile Dominic Scott Kay’ın seslendirdiği Minik Örümcek Şarlot (Charlotte’s Web), ülkemiz sinemalarında gösterilmedi.
    Küçük domuz Wilbur’daki arkadaşlık potansiyelini sadece çiftlik evinin çatısında yaşayan örümcek Charlotte keşfetmiştir. Küçük domuzun hayatının kurtuluşu mucizelere kalmış gibidir. Wilbur’un hayatını kurtarmaya kararlı olan Charlotte çiftçiyi ikna etmek için ahırın kapısına ağları ile “Wilbur’un kurtarılmaya değer çok özel bir domuz” olduğunu yazar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Küçük Kahraman (Yönetmen: Christopher Reeve)

    Christopher Reeve’in yönettiği ve William H. Macy, Rob Reiner, Brian Dennehy ile Robert Wagner’ın oynadığı Küçük Kahraman (Everyone’s Hero), 12 Ocak 2007’de Bir Film dağıtımıyla Tiglon tarafından vizyona çıkarıldı.
    Küçük Kahraman, kalpleri ısıtan, komedi ve macera unsurları içeren çok sevimli bir animasyon film. 1920’li yılların ünlü beysbolcusu Babe Ruth ve onun takımı New York Yankees’e Dünya Kupası’nı kazanmaları için yardım etmek isteyen, beysbolu seven küçük ve afacan bir çocuğun dokunaklı hikâyesi. Küçük Kahraman, Amerika’da geçen yılın en çok kopyayla gösterime giren ve sinemada en çok ses getiren animasyonlarından biriydi.

    Altın Çiçeğin Laneti

    Yimou Zhang’ın yönettiği ve Jay Chou, Yun – Fat Chow, Li Gong ile Qin Junjie’nin oynadığı Altın Çiçeğin Laneti (Man Cheng Jin Dai Huang Jin Jia – Curse of the Golden Flower), 23 Mart 2007’de Bir Film dağıtımıyla Tiglon tarafından vizyona çıkarıldı.
    10. yüzyılda Çin’de, Kral, Kraliçe ve üç oğlunun hikâyesinin anlatıldığı filmde, güç dengelerinin nasıl kolayca altüst olabileceği gözler önüne seriliyor. İhanet, yalanlar ve tutku, Kralı Kraliçeye, babayı oğullarına düşürüyor. Kahraman (Hero) ve Parlayan Hançerler (House of Flying Daggers) ekibinden bir şaheser daha.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb
  • Hayalet Sürücü

    Mark Steven Johnson’ın yönettiği ve Nicolas Cage, Eva Mendes, Raquel Alessi ile Angry Anderson’un oynadığı Hayalet Sürücü (Ghost Rider), 16 Şubat 2007’de Warner Bros. dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarıldı.
    Johnny Blaze, tehlikeli motorsiklet sahnelerinde oynayan bir dublördür. Beklenmedik olaylar sonucu babası ve kız arkadaşının hayatı karşılığında ruhunu şeytana satar ancak bu değiş tokuş onu geceleri ortaya çıkıp intikam alan şeytani ve lânetli bir ruha dönüştürür. Artık o motorunu cehennemin ateşiyle alev alev sürmektedir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Yüreğimize Giden Yol…

    Antakyalı senarist ve yönetmen Semir Arslanyürek’in Antakya Üçlemesi’nin ilk filmi, Eve Giden Yol 1914, 22 Aralık’ta vizyona girmişti. Hatırlayacağınız gibi, üçlemenin son filmi Şellale, 2001’de seyircisiyle buluşmuştu.

    Antakya’da, İstanbul’da ve Suriye’nin dört şehrinde gerçekleştirilen filmin çekimleri, 6 ayda tamamlandı. Doğduğu yer Antakya’yı, filmlerinde başrole taşıyan Semir Arslanyürek, Şellale filminde 27 Mayıs öncesinde biri DP’li, diğeri CHP’li iki kardeşin çekişmelerini trajikomik bir dille anlatmış ve çekimlerini Antakya’da sürdürmüştü. Hülya Koçyiğit’in sinemaya dönüş projesi olarak da bilinen Şellale, Antakya’nın yerel özelliklerini de beyazperdeye taşımıştı. Yönetmen ve senarist Arslanyürek, üçlemenin ikinci ve son filmi olacak Karmaşa’nın da çekimlerine 2007 Haziran’da başlayacağını belirtiyor.

    Farklı kültürler iç içe…

    Başrollerinde Erdal Beşikçioğlu (Mahmut), Melisa Sözen (Safiye), Metin Akpınar (Reşat Ağa), Emre Altuğ (Halit), Ali Sürmeli (Servet Ağa), Erdinç Olgaçlı (Akif), İrem Altuğ (İffet) ve Ege Aydan’ın (Demirci Butros) oynadıkları Eve Giden Yol 1914, 1911 – 1918 yılları arasındaki seferberlik dönemini anlatıyor.

    Film, İslamiyet’in farklı kültürlerinin yaşandığı bir Osmanlı kasabasında geçmektedir. Yetim ve yiğit bir genç olan Mahmut, Derviş Baba’nın kanatları altında yaşamakta ve kasabanın zenginlerinden Servet Ağa’nın kızı Safiye’yi de sevmektedir. Ancak, Servet Ağa, kızını Mahmut’a vermeyi düşünmediği için onu kızından uzak tutmak için birtakım hilelere başvurur. Mahmut ve Safiye’nin ilk ayrılıklarından sonra Mahmut, 1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla savaşa gider. Arap çöllerinde, açlık, susuzluk ve İngilizler’le savaşır. Savaş bitip de eve, kasabasına döndüğünde Safiye’sine kavuşur. Ama bu kez Kurtuluş Savaşı başlamıştır. Zaman, savaş zamanıdır.

    Manevi dünyaya yolculuk…

    Uzun bir zaman diliminin anlatıldığı filmin adıyla ilgili olarak Semir Arslanyürek, şunları söylüyor: “Eve Giden Yol” insanın kendi manevi dünyasında yaptığı yolculuğun adıdır. “Ev” bu anlamda insanın kendi yüreğidir. Hani “Yüreğinin götürdüğü yere git” diye bir söz var ya, öyle işte. Yani uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra insanın en son sığınağı olan kendi yüreğine varmak. Başka bir deyişle rüşte ermek… İnsan durduğu yerde ermiyor. Ancak birçok musibetten geçtikten sonra ermiş olabiliyor. (http://www.kenthaber.com/)

    Filmin akışındaki birtakım sorunlara rağmen, Eve Giden Yol 1914, öncelikle, bir dönemi, resmi tarih anlatımından uzak bir anlatıyla sunması açısından önem taşıyor. Gerek Osmanlı gerekse Kurtuluş Savaşı dönemlerini bir kahramanlık marşı niteliğinde sunan birçok filmden farklı olarak, bu film, dokusuna, insani ve etnik öğeleri, kültürel yapıyı harmanlayıp, birlikte vermesiyle, alternatif bir tarih anlatımı sunuyor. Aşkla savaşın iç içe anlatıldığı film, bu açıdan farklılık gösteriyor. Ancak, kimi yerlerde Osmanlı dönemi kimi yerde de günümüz Türkçesinin kullanıldığı replikler, homojenliği bozmuyor değil.

    Rusya’da sinema eğitimi aldığı sırada babasını kaybeden Arslanyürek filmi, bu filmin senaryosunu yazarken anlattıklarından çok yararlandığı babasına ithaf ediyor.

    Oyuncuları arasında, filmin yapımcısı Özen Film’in basın danışmanı Nizam Eren’i, savaştan kaçan bir Osmanlı askeri rolünde görüyoruz. Yine 2006’nın sonlarında vizyona giren Zeki Demirkubuz’un Kader filminde de Sinema Eleştirmenleri Derneği (SİYAD) üyelerinden Rasih Yılmaz’ı da taksi şoförü rolünde izlemiştik. Türk sineması yeni yüzler mi arıyor, ne dersiniz?

    İyi seyirler…

    (07 Ocak 2007)

    Asya Çağlar